gözlerim
Kan çanağı
Minik iğnelerin hissediyorum batışını
Bekliyorum
uyumadan
Aç, susuz
Bitkin bedenim artık isyanlarda
bana sarıldığın
söz verdiğin bankta
Oturuyorum sessizce
Yağmur yağar, güneş açar, kahkahalar uçar
Hissetmiyorum, hissedemiyorum
Her şey donuk, anlamsız
Hıçkırıklarım, titremelerim
Daha Sonra bir sıcaklık
Gülümseyerek gökyüzüne bakış
Meğer ölümün sıcaklığıymış
Kavuşamamak
Arafta kalmak
Sıralanır gözler önünde pişmanlık
Ruhumun bedenimi terk edişi
Annemin göz yaşları ve çığlıkları
Üstümü örtüp ısıtmaya çalışması
Faydasız, çaresizlik
Babamın ellerimi tutuşu
İlk günkü kadar şefkat dolu
Ve sen
Neredesin ki?
This poem has not been translated into any other language yet.
I would like to translate this poem